KIYÂMET
Yüce Allah buyuruyor: Kesinlikle kıyâmetin vakti gelmektedir, bunda kuşku yoktur. Ve yine kesinlikle Allah kabirlerdeki ölüleri diriltip kaldıracaktır. (Hac - 7) Kıyâmet konusunda zaman, çoktan geriye doğru saymaya başlamıştır. Bunda asla kuşku yoktur ve bütün âlemlerin Rabbi olan Allah, ölüleri yeniden diriltip kabirlerinden kaldıracak ve mahşer yerinde yargılayacaktır. Ölüm ve kıyâmet ! Biri bireysel, diğeri evrensel! İkisi de insanoğlunu aşan, bilim ve teknolojiye meydan okuyan iki olay, ilkçağların insanları gibi çağımızın insanı da ölüme boyun eğdiği gibi, kıyâmet olayına da boyun eğecek ve korkudan çıldırıp ölecek. Kıyâmet olayı nedir? Yüce Allah buyuruyor: Güneş ve ay hesap ile (yörüngelerinde dönmekte) dir. (Rahman - 5) Güneşi, ayı yaratan, yörüngelerine oturtan ve çok hassas matematiksel kurallara göre onların hareketini düzenleyen Allah (c.c.), atomun çekirdeği etrafında dönen elektronlardan uzaydaki belirli bir merkezin etrafında dönen galaksilere kadar her şeyi çok hassas matematiksel kurallara göre düzenlemiş ve evrende kesin bir denge-düzen kurmuştur. İşte kıyâmet olayı, bu evrensel denge-düzenin kökten değişip başka bir düzene geçiş olayıdır. Hz. İsrâfil’in Sûr’a üflemesi ile başlayacak olan kıyâmet olayında, madde âleminin en küçük yapıtaşları olan atomlar parçalanıp başka maddelere dönüşecek, çekim, kimya, fizik ve biyoloji kanunları yürürlükten kalkacak, 413 bugünkü düzen kökten değişip yeni bir düzen kurulacak ve Âhiret âlemi başlayacak!.. Kıyâmet ne zaman kopacak? Kıyâmet olayı ilkçağlardan beri insanların ilgisini çektiği için her toplum peygamberine, “Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye sorduğu gibi Peygamberimize de aynı soru yöneltilince, Yüce Allah buyurdu: (Ya Muhammed’) Sana kıyâmetin ne zaman gelip çatacağını (kopacağını)? soruyorlar. De ki: Onun ilmi (ne zaman kopacağı bilgisi) ancak Rabbinin katındadır. Onun vaktini O’ndan başkası (bilemez ve) açıklayamaz. (A’râf - 187) Hz. Cebrâil (bir gün) Peygamberimize “Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye sordu. Peygamberimiz (s.a.v.) buyurdu: “Sorulan (Muhammed), soran (Cebrâil) den daha bilgili değildir.” (Buhârî - Müslim - Tirmizî) Hz. Muhammed gibi bir peygamber ve Hz. Cebrâil gibi bir melek kıyâmetin ne zaman kopacağını bilmediğine göre, Allah’tan başka hiçbir varlık kıyâmetin ne zaman kopacağını bilemez ve tahmin de edemez. Ancak madde âleminde her olayı belirli bir sebepler kuralına bağlayan Allah, hiç kuşkusuz kıyâmet olayını da belirli bir sebepler kuralına bağlamıştır. Örneğin, dünyanın kendi ekseninde saatte 1666 km. hızla batıdan doğuya doğru dönmesi ile gece-gündüz ve 150.000.000 km. uzaklıktaki güneşin etrafında dönmesi ile mevsimler meydana geldiği gibi, Galaksilerin uzaydaki belirli bir merkezin etrafında dönüp turlarını tamamlaması ile de belki (Allah bilir) kıyâmet kopabilir. Çağımızın bilim adamları bunun hesabını yapamazlarmı? Ne çağımızın, ne de gelecek çağların bilim adamları bunun hesabını yapamaz ve kıyâmetin ne zaman kopacağını bilemez. Gerçi çağımızın bilim adamları dünyadan yaklaşık 384.000 km. uzaklıktaki aya insanlı uzay aracı göndermesini başardı ama daha ileri gitmesini başaramadılar. Çünkü daha ileri gitmek, örneğin dünyadan 6.000.000.000 km. uzaklıktaki Plüton gezegenine gidip gelmek için yaklaşık 12 milyar km.lik bir yolculuğu göze almak gerekir. Bu yolculuğun gerçekleşmesi için, öncelikle sağlıklı uzun bir ömre, sonra milyarlarca ton yakıta, milyarlarca oksijen tüpüne, milyarlarca ton gıda, temizlik, sağlık malzemelerine ve bunları taşı- 414 yacak Ağrı Dağı büyüklüğünde uzay aracına ve bu aracı fırlatacak dev bir rampaya ihtiyaç vardır. Günümüzün koşullarında hayâl bile edemeyeceğimiz bu yolculuk gelecekte gerçekleşse bile, çapı yüz bin ışık yılı olan (bir ışık yılı 9.460.800.000.000 km.) Samanyolu Galaksisi’ne göre 12 milyar km.lik yol nedir ki! Uzayda milyarlarca yıldız kümesinden oluşan ve Samanyolu’ndan çok daha büyük çapta binlerce galaksinin bulunduğunu düşünelim ve kıyâmetin ne zaman kopacağını ancak onları yaratan Allah bilir diye secdeye kapanalım. Allahım! Ne büyüksün sen. Seni tenzih etmekten bile âciziz. Kıyâmet neden kopacak? Ölünce çürüyüp toprağa dönüşen insanların, yeniden dirilip kabirlerinden kalkmaları için, bugünkü istikrarsız ve çalkantılı düzenin yerine, istikrarlı ve kalıcı bir düzenin kurulması için, haksızlığa uğrayanların, işkence görenlerin ve dövülüp sövülenlerin haklarını almaları için ve bu fâni dünyada Allah’a itaat edenlerin cennette ebedî mutlu yaşayabilmeleri için, Kıyâmetin kopması şarttır. Çünkü bunun başka bir alternatifi yoktur. Bilimsel açıdan baktığımızda! Ay dünyanın etrafında, dünyada uydusu ay ile birlikte güneşin etrafında ve güneş de uyduları ve uydularının uyduları ile birlikte 30.000 ışık yılı uzaklıktaki Samanyolu Galaksisi’nin merkezi etrafın da döndüğü gibi, Samanyolu ve diğer galaksiler de milyarlarca yıldızları ve güneş sistemleri ile birlikte uzaydaki bir merkezin etrafında dönmektedir. Peki, bu hareketlilik sonsuza kadar devam edecek mi? Yıldızların enerjisi tükenmeyecek mi? Yüce Allah buyuruyor: Görmez misin ki Allah geceyi gündüze katıyor (günler uzuyor) ve gündüzü geceye katıyor (geceler uzuyor) ve güneşi, ayı (yörüngelerine oturtup) emrine boyun eğdirdi. Bunların her biri belirlenmiş bir zamana kadar (yörüngelerinde) hareket ederler. (Lokman - 29) Yüce Allah’ın belirlediği vakit gelince insanlar ölüp aslına (toprak maddelerine) dönüştüğü gibi yıldızlar da yörüngelerinden fırlayıp aslına (enerjiye) dönüşecek ve “Kıyâmet” kopacaktır. Değerli okurlarım! Allah’ın takdir ettiği vakit gelince mutlaka kıyâmet kopacaktır, bunda asla kuşku yoktur. Elimizde tek seçeneğimiz var. Bizi ve bütün âlemleri yaratan ve dilediği gibi yönlendiren Yüce Allah’ın takdirine boyun eğip, emirleri doğrultusunda yaşayalım ve o güzelim cennete aday olalım.
KIYÂMET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KIYÂMET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Haziran 2023 Cuma
KIYÂMET NASIL KOPACAK
KIYÂMET NASIL KOPACAK
Yüce Allah buyuruyor: O (Allah) ki, gökleri ve yeri hak ile yaratandır. “OL” dediği gün (her şey) oluverir. O’nun sözü haktır. Sûr’a üflendiği gün de egemenlik O’nundur. (En’âm - 73) Yüce Allah’ın bir “OL” emrini vermesi ve Hz. İsrâfil’in Sûra üflemesi ile kıyâmet olayı başlayacak, göklerin, yerin düzeni kökten değişip yeni bir düzen kurulacak ve kıyâmet olayı Yüce Allah’ın kesin emri, denetimi, kontrolü ve egemenliği altında gerçekleşecek. Kıyâmet koparken canlılar! Yüce Allah buyuruyor: Sur’a üfürüldüğünde Allah’ın dilediklerinin dışında, göklerdeki ve yerdeki bütün varlıklar korkudan düşüp ölecek. (Zümer - 68) 422 Hz. İsrâfil Sûra üfleyince yerleri, gökleri kapsayan çok korkunç bir ses ve sarsıntı olacak. Bu sesin, sarsıntının etkisiyle, Cebrâil, Mikâil, Azrâil, İsrâfil, Hamele-i Arş, cennet ve cehennem meleklerinin dışında, göklerdeki ve yerdeki bütün canlılar korkudan çıldırıp ölecek. Kıyâmet koparken dağlar! Yüce Allah buyuruyor: Yeryüzü şiddetli bir sarsıntı ile sarsıldığı, dağlar (havada uçuşup) paramparça edildiği ve (sonra) dağılıp toz haline dönüştüğü zaman. (Vâkı’a - 4 - 6) Yer kabuğu şiddetli sarsıntılarla alt üst olurken, yerlerinden kopup havada uçuşan dağlar da birbiriyle çarpışıp toz duman olacak ve yeryüzü girintisiz, çıkıntısız dümdüz bir şekil alacak. Kıyâmet koparken dünya ve gökler! Yüce Allah buyuruyor: O gün dünya, başka bir dünyaya ve gökler de (başka düzene) dönüştürülecek. (İbrahim - 48) Hz. İsrâfil’in Sûra üflemesi ile çıkan evrensel boyutlardaki ses ve sarsıntının etkisiyle, çekim, kimya ve fizik kanunları geçersiz olacak, atomlar parçalanıp başka maddelere dönüşecek, dünyanın ve göklerin bugünkü yapısı kökten değişip yeni ve kalıcı bir düzen kurulacak. Kıyâmet koparken güneş ve yıldızlar! Yüce Allah buyuruyor: Güneş (kararıp) dürüldüğü ve yıldızlar dağılıp saçıldığı zaman. (Tekvîr - 1 - 2) Bir hidrojen-helyum reaktörü olan güneş, alevler halinde parlayan ve kızgın gaz kümelerinden oluşan küre şeklinde korkunç bir enerji deposudur. Aşırı ısıdan dolayı çekim gücünü yitiren güneşteki atomlar, serbest gaz halinde bulunmaktadır. Serbest gaz halindeki atomların toplanıp dürülmeleri için, güneşteki enerjinin düşürülmesi yani hidrojen-helyum reaktörünün çalışmasının durdurulması gerekmektedir. Peki güneşteki hidrojen-helyum reaktörünü kim durdurabilir? Kuşkusuz ancak ve ancak ALLAH!.. Ne büyüksün Allah’ım sen, Sana kurban olayım ben. 423 İşte kıyâmet koparken Yüce Allah güneşteki hidrojen-helyum reaktörünü durdurunca, tekrar çekim gücünü kazanan atomlar bir araya gelip toplanacak ve enerjisi tükenen güneş kararıp dürülecek. Yıldızlara gelince, Onlar da güneş gibi alevler halinde parlayan ve kızgın gaz kümelerinden oluşan küre şeklinde korkunç enerji depolarıdır. Uzayda güneşten çok daha büyük, daha süratli ve daha fazla enerji saçan trilyonlarca yıldız vardır. İşte kıyâmet koparken merkezindeki hidrojen atomlarının tamamını bir anda tüketecek olan yıldızlar, önce kıpkızıl yoğun helyum koruna dönüşüp genişleyecek ve ardından yayılan enerji dalgaları çok korkunç bir şekilde infilak edip uzayda dağılacak. Yüce Allah buyuruyor: Gök yarılıp da yanan zeytinyağı tortusu (ya da kızıl deri) gibi gül rengini aldığı zaman. (Rahman - 37) Korkunç enerji deposu olan trilyonlarca yıldızın aynı anda genişleyip infilak etmeleri ve parçalanıp uzayda dağılmaları, katrilyonlarca ton atom bombasının aynı anda infilak etmesinden çok daha korkunç ve şiddetli olacağından, Gökyüzünü yanan zeytinyağı tortusu gibi alevler kaplayacak ve kızıl gül rengini alacak. Sonuç!.. Kıyâmet olayı ile bugünkü denge-düzen kökten değişecek, yerdeki, gökteki katı, sıvı ve gaz halindeki atomlar parçalanıp kalıcı, istikrarlı maddelere dönüşecek. Sonra Hz. İsrâfil’in ikinci defa Sûra üflemesi ile insanlar yeniden dirilip mahşer’de toplanacak ve Âhiret âlemi başlayacak. Bizim görevimiz ölüm ve kıyâmet korkusu ile yaşamak değil, ölüm ve kıyâmetten sonrası için gereken hazırlığı yapmak ve o güzelim cennete aday olmaktır.
Yüce Allah buyuruyor: O (Allah) ki, gökleri ve yeri hak ile yaratandır. “OL” dediği gün (her şey) oluverir. O’nun sözü haktır. Sûr’a üflendiği gün de egemenlik O’nundur. (En’âm - 73) Yüce Allah’ın bir “OL” emrini vermesi ve Hz. İsrâfil’in Sûra üflemesi ile kıyâmet olayı başlayacak, göklerin, yerin düzeni kökten değişip yeni bir düzen kurulacak ve kıyâmet olayı Yüce Allah’ın kesin emri, denetimi, kontrolü ve egemenliği altında gerçekleşecek. Kıyâmet koparken canlılar! Yüce Allah buyuruyor: Sur’a üfürüldüğünde Allah’ın dilediklerinin dışında, göklerdeki ve yerdeki bütün varlıklar korkudan düşüp ölecek. (Zümer - 68) 422 Hz. İsrâfil Sûra üfleyince yerleri, gökleri kapsayan çok korkunç bir ses ve sarsıntı olacak. Bu sesin, sarsıntının etkisiyle, Cebrâil, Mikâil, Azrâil, İsrâfil, Hamele-i Arş, cennet ve cehennem meleklerinin dışında, göklerdeki ve yerdeki bütün canlılar korkudan çıldırıp ölecek. Kıyâmet koparken dağlar! Yüce Allah buyuruyor: Yeryüzü şiddetli bir sarsıntı ile sarsıldığı, dağlar (havada uçuşup) paramparça edildiği ve (sonra) dağılıp toz haline dönüştüğü zaman. (Vâkı’a - 4 - 6) Yer kabuğu şiddetli sarsıntılarla alt üst olurken, yerlerinden kopup havada uçuşan dağlar da birbiriyle çarpışıp toz duman olacak ve yeryüzü girintisiz, çıkıntısız dümdüz bir şekil alacak. Kıyâmet koparken dünya ve gökler! Yüce Allah buyuruyor: O gün dünya, başka bir dünyaya ve gökler de (başka düzene) dönüştürülecek. (İbrahim - 48) Hz. İsrâfil’in Sûra üflemesi ile çıkan evrensel boyutlardaki ses ve sarsıntının etkisiyle, çekim, kimya ve fizik kanunları geçersiz olacak, atomlar parçalanıp başka maddelere dönüşecek, dünyanın ve göklerin bugünkü yapısı kökten değişip yeni ve kalıcı bir düzen kurulacak. Kıyâmet koparken güneş ve yıldızlar! Yüce Allah buyuruyor: Güneş (kararıp) dürüldüğü ve yıldızlar dağılıp saçıldığı zaman. (Tekvîr - 1 - 2) Bir hidrojen-helyum reaktörü olan güneş, alevler halinde parlayan ve kızgın gaz kümelerinden oluşan küre şeklinde korkunç bir enerji deposudur. Aşırı ısıdan dolayı çekim gücünü yitiren güneşteki atomlar, serbest gaz halinde bulunmaktadır. Serbest gaz halindeki atomların toplanıp dürülmeleri için, güneşteki enerjinin düşürülmesi yani hidrojen-helyum reaktörünün çalışmasının durdurulması gerekmektedir. Peki güneşteki hidrojen-helyum reaktörünü kim durdurabilir? Kuşkusuz ancak ve ancak ALLAH!.. Ne büyüksün Allah’ım sen, Sana kurban olayım ben. 423 İşte kıyâmet koparken Yüce Allah güneşteki hidrojen-helyum reaktörünü durdurunca, tekrar çekim gücünü kazanan atomlar bir araya gelip toplanacak ve enerjisi tükenen güneş kararıp dürülecek. Yıldızlara gelince, Onlar da güneş gibi alevler halinde parlayan ve kızgın gaz kümelerinden oluşan küre şeklinde korkunç enerji depolarıdır. Uzayda güneşten çok daha büyük, daha süratli ve daha fazla enerji saçan trilyonlarca yıldız vardır. İşte kıyâmet koparken merkezindeki hidrojen atomlarının tamamını bir anda tüketecek olan yıldızlar, önce kıpkızıl yoğun helyum koruna dönüşüp genişleyecek ve ardından yayılan enerji dalgaları çok korkunç bir şekilde infilak edip uzayda dağılacak. Yüce Allah buyuruyor: Gök yarılıp da yanan zeytinyağı tortusu (ya da kızıl deri) gibi gül rengini aldığı zaman. (Rahman - 37) Korkunç enerji deposu olan trilyonlarca yıldızın aynı anda genişleyip infilak etmeleri ve parçalanıp uzayda dağılmaları, katrilyonlarca ton atom bombasının aynı anda infilak etmesinden çok daha korkunç ve şiddetli olacağından, Gökyüzünü yanan zeytinyağı tortusu gibi alevler kaplayacak ve kızıl gül rengini alacak. Sonuç!.. Kıyâmet olayı ile bugünkü denge-düzen kökten değişecek, yerdeki, gökteki katı, sıvı ve gaz halindeki atomlar parçalanıp kalıcı, istikrarlı maddelere dönüşecek. Sonra Hz. İsrâfil’in ikinci defa Sûra üflemesi ile insanlar yeniden dirilip mahşer’de toplanacak ve Âhiret âlemi başlayacak. Bizim görevimiz ölüm ve kıyâmet korkusu ile yaşamak değil, ölüm ve kıyâmetten sonrası için gereken hazırlığı yapmak ve o güzelim cennete aday olmaktır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)